Zihnin tozunu arındırmak-Cleansing the dust of the mind

***For English press “Read the rest of this entry” ***Bugün huzurlu ve mutlu olmaya çalışırken herkesin yaşamın her yönünde aklı karışık. Bu büyük ölçüde asıl yapısal konumumuzu, hayatımızın amacını ve gerçek benliği bilmediğimizden kaynaklanıyor, böylece bu hayatta asla tatmin olmuyoruz. Prabhupada’dan hatırladığım çok güzel bir analojiye göre, gözünüzle mideniz arasındaki farkı bilmedikçe ve acıktığınızda mide yerine gözünüzü besledikçe asla doymazsınız ve tatmin olmazsınız. Bu yüzden beden ile gerçek kimliğiniz olan ruh arasındaki ayrımı bilmedikçe mutlu ve tatmin olamayacaksınız. Prabhupada’nın Bhagavad-gita’nın ilk başlardaki bölümlere ait başlangıç açıklamaları beden ve ruh arasındaki ayrımına ve gerçek kimliğinizin doğasına ait çok derin bilgiyi çok iyi ve açık bir şekilde anlatır ki herkes anlayabilir. Bununla birlikte, kişi akıllı bir insanın alabileceği bilgiyi bize ortaya koyan Bhagavad-gita’nın yüce derin mesajı ve çalışmasını değerinden düşük görmemeli ve gözden kaçırmamalıdır. Burada Prabhupada’nın Şri Caitanya Caritamirta üzerine söylevlerinden birinden kısa bir alıntı var. Ruhun maddeye üstün olduğunu ve tümüyle ruhsal, ebedi, sonsuz mutlu ve bilgili olduğunu anladığınızda ruhunuzu bilginin ruhsal nektarıyla hatta rhsal yiyecekle besleyeceksiniz ve Hare Krsna Hare Krsna Krsna Krsna Hare Hare/ Hare Rama Hare Rama Rama Rama Hare Hare nin ruhsal ses titreşimini duyarak böylece aşkın nektarlı bilgi yoluyla tatminkar ve mutluluk dolu hissedeceksiniz. HARE KRSNA J 

24 Aralık 1966, Madhya 20 İlahi Lütuf  A.C. Bhaktivedanta Swami Prabhupada Söylevinden;

Dünyada ki tüm sıkıntının kaynağı anlaşmazlık. Hepsi bu. Bu maddi doğanın büyüsü altında bizler yalnızca yanlış anlıyoruz. Lakin saf hale geldiğimizde… Tıpkı bir ayna gibi, tüm tozundan arındığı zaman güzelce yüzümüzü görebiliyoruz, benzer şekilde zihin tüm maddi tozundan temizlendiği zaman ondan sonra ne olduğumuzu görebiliriz. Cehalet içinde bu beden be bedensel ilişkilerle kimliklendiriyoruz. Ve tutku içinde bu bedensel rahatlık için oldukça aktifiz. Ve iyilik içinde ne olduğumuzu görebiliriz. Öyleyse iyilik içinde anlayabiliriz ki “Ben bu beden değilim.”  Tabi ki “Ben bu beden değilim” diye, ölü bir adamla yaşayan bir adam arasınaki farkı anlamak çok sıradan. Bir adam öldüğünde akrabalar “Ah oğlum gitti,” “Babam gitti,” “Karım gitti.” diye ağlar, üzülür. Ama eğer, “ Karın orada yaıtor. Oğlun orada yatıyor. Neden gittiğini söylüyorsun?” diye düşünürsek. Aslında o gitti ama gitmediği sürece o bedeni oğlum, kızım olarak düşünüyorum. Bu cehalettir. Sonunda anlayabiliriz ki, son tamamlandığında “Ah, bu beden benim oğlum değil,” “Bu beden benim kızım değil,” “Bu beden benim babam değil”. Ama yine de, bu deneyimden sonra bile “Bu beden benim.” Diye düşünüyoruz. Buna cehalet denir. Ahany ahani lokäni gacchanti yama-mandiram. Her dakika, her saniye bedenin bu madde olduğunu görüyoruz; ruh bedenden ayrılınca (bedenin) hiçbir değeri yok. Yine de “Ebediyen bu dünyada yaşamalıyım, ve ben … Bu bedensel duyusal tatminin zevkini çıkarmalıyım.” diye düşünüyoruz. Bu cehalettir. 

Today everyone is confused in every aspect of life trying to become peaceful and happy. It’s mainly because we don’t know our actual constitutional position, our aim of life and we don’t know the real self thus we never feel satisfied in this life. As I remember a very nice analogy from Prabhupada, unless you know the difference between your eye and your stomach and feed the eye instead of the stomach when you are hungry, you never feel full and satisfied. Therefore until you know the distinction between body and soul which is your real identity, you won’t be able to feel happy and satisfied. Prabhupada’s initial purports in the very first chapters of Bhagavad-gita explains the very sublime knowledge of the distinction between the body and soul and the nature of your real identity very well and simply so that anyone can understand. However the reader shouldn’t  underestimate and overlook the sublime and profound message and the work of Bhagavad-gita revealing us the knowledge that an intelligent person can take. Here is an short excerption from one of Prabhupada’s lectures on Şri Caitanya Caritamirta. Once you understand that the soul is transendental to matter and its all spiritual, eternal, blissful and knowlegeable you will feed your soul with spiritual nectar of knowledge even with spiritual food and by hearing the spiritual sound vibration of Hare Krsna Hare Krsna Krsna Krsna Hare Hare/ Hare Rama Hare Rama Rama Rama Hare Hare, thus you will feel satisfied and blisful through the transendental nectarian knowledge. HARE KRİSHNA J 

December 24, 1966 Madhya 20 Lectures by His Divine Grace A.C. Bhaktivedanta Swami Prabhupada;  The whole trouble in the world is misunderstanding. That’s all. Under the spell of this material nature, we are simply misunderstanding. But when we come to the pure state… Just like mirror, when cleansed of all the dust we can see our face nicely, similarly, when the mind is cleared of all material dust then we can see what we are. In ignorance we identify with this body and bodily relationships. And in passion we are very much active for this bodily comfort. And in goodness we can see what we are. So in goodness we can see that “I am not this body.” Of course, it is very common thing to understand that “I am not this body,” the distinction between a dead man and living man. When a man is dead, the relatives cry, lament, “Oh, my son is gone,” “My father is gone,” “My wife is gone.” But if we think, “Your wife is there lying. Your son is lying there. Why do you say he is gone?” Actually he is gone, but so long he does not go, we think this body as my son, as my daughter. This is ignorance. At the end we can understand, “Oh, this body is not my son,” “This body is not my daughter,” “This body is not my father,” when the end is done. But still, even after that experience, we think that “This body is myself.” This is called ignorance. Ahany ahani lokäni gacchanti yama-mandiram. In every moment, every second, we are seeing that body is this matter; the soul, when gone from the body, it has no value. Still, I am thinking that “I shall live in this world eternally, and I shall… Let me enjoy this bodily sense gratification.” This is ignorance. 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s