En yüksek aşk, LSD den daha yüksek–The highest love, higher than LSD

***For English please click “Read the rest of this entry ” at the end***

chait1.jpg

Srila Prabhupada’nın Science of Self Realization ( Benlik İdraki Bilimi), En Yüksek Aşk yazısından alıntılanmıştır.

Lord Caitanya der ki Krişna’ya adanmışlık hizmeti sunmak yaşamın en yüksek mükemmeliyet aşamasıdır, ve buna kıyasla insanların bu maddi dünyada özlemini duydukları diğer şeyler okyanustaki baloncuklar gibidir. Genellikle insanlar ödüller peşinde ve bu yüzden dindar oluyorlar. “Ben Hinduyum.”, “Ben Hristiyanım,” Ben bir Yahudiyim,” “Ben Müslümanım” , “Ben buyum, ben şuyum ve bu yüzden dinimi değiştiremem . Krişna’yı kabul edemem diyorlar.” Buna dindarlık, dharma denir. Böylesi materyalist, tutucu bir din fikriyle, ritueller ve inanca saplanıp kalmakla bu maddi dünyada çürüyecekler. Dini ilkelerini takip ederlerse maddi refah kazanacakları izlenimi altındalar. Elbette ki eğer kişi herhangi bir dini inanca bağlı kalırsa maddi yaşam için olanaklara sahip olacaktır. 

Neden insanlar bu maddi refahı istiyor? Duyusal tatmin için. Düşünüyorlar ki, “ Çok hoş bir karım olmalı. Çok iyi çocuklarım olmalı. Çok iyi bir konumum olmalı. Başkan olmalıyım. Başbakan olmalıyım.” Bu duyusal tatmindir. Ve kişi hüsrana uğrayınca ve zengin olmanın ya da başbakanlığa erişmenin ona mutluluk getirmediğini görünce, seks hayatının tüm tadının çıkardıktan sonra tümüyle hüsrana uğrayınca o zaman belki LSD alıyor ve boşlukla bir olmaya çalışıyor. Ama bu şaçmalık mutluluk veremez. İşte mutluluk: kişi Krişna’ya yaklaşmalıdır. Aksi halde LSD karmaşıklığında sonlanııp gayrişahsi boş kavramlarda dolaşır. İnsanlar yılgın. Hakiki bir ruhsal hayatları yoksa yılgın olmalılar çünkü kişi doğası gereği ruhsaldır.   

Bir kimse Krişna olmadan nasıl mutlu olabilir ki? Farzedin ki kişi okyanusa atıldı. Orada nasıl mutlu olsun ki? Bu mümkün değil. Bu bize göre değil. Kişi çok iyi bir yüzücü olabilir ama ne kadar yüzebilir ki? Nihayetinde yorulur ve boğulur. Benzer şekilde, biz doğamız gereği ruhsalız. Nasıl bu maddi dünyada mutlu olabiliriz ki? Bu mümkün değil. Ama insanlar hayatta kalmak için bir sürü geçici  ayarlamalar yaparak burada kalmaya çalışıyor. Bu yama işi mutluluk değil. Eğer kişi gerçekten mutluluk istiyorsa yolu: kişi Tanrı aşkına erişmeli. Kişi Krişna’yı sevemedikçe, kediler, köpekler, ülke, ulus ve toplum için aşkını bitirmedikçe ve yerine Krişna’ya olan aşkına yoğunlaşmadıkça mutluluk sözkonusu değil. Rupa Goswami bu bağlamda çok güzel bir örnek vermiştir: kişiyi fikirler ve halüsinasyonlarla doyuran çok ilaç vardır. Ama Rupa Goswami der ki kişi Tanrılığın aşkının bu son ilacını, krsna-premayı tatmadıkça meditasyonla, gayrişahsi monizm (bircilik) ve bir dürü diğer rahatsızlıktan büyülenecektir.

Quoted from Srila Prabhupada’s Science of Self Realization, The Highest Love Lord Caitanya says that to render devotional service to Kåñëa is the highest perfectional stage of life, and compared to this, other things for which people are hankering in this material world are like bubbles in the ocean. Generally, people are after rewards, and therefore they become religious. They say, “I am a Hindu,” “I am a Christian,” “I am a Jew,” “I am Muhammadan,” “I am this, I am that, and therefore I cannot change my religion. I cannot accept Kåñëa.” This is called religiosity, dharma. With such a materialistic, sectarian idea of religion, they will rot in this material world, stuck to rituals and faith. They are under the impression that if they follow their religious principles, they will get material prosperity. Of course, if one sticks to any kind of religious faith, he will get facilities for material life. Why do people want this material prosperity? For sense gratification. They are thinking, “I shall have a very nice wife. I shall have very good children. I shall have a very good post. I shall become president. I shall become prime minister.” This is sense gratification. And when one is frustrated and has seen that to be rich or to attain the presidency cannot give him happiness, after squeezing out all the taste of sex life, when he is completely frustrated, then perhaps he takes to LSD and tries to become one with the void. But this nonsense cannot give happiness. Here is happiness: one must approach Kåñëa. Otherwise, it will end in LSD confusion and roaming in impersonal void concepts. People are frustrated. They must be frustrated if they do not have genuine spiritual life, because a person is spiritual by nature. 

How can anyone be happy without Kåñëa? Suppose one is thrown into the ocean. How can he be happy there? That is not for us. One may be a very good swimmer, but how long will he be able to swim? He eventually becomes tired and drowns. Similarly, we are spiritual by nature. How can we be happy in this material world? It is not possible. But men are trying to remain here, making so many temporary adjustments for survival. This patchwork is not happiness. If one really wants happiness, here is the process: one must attain love of Godhead. Unless one can love Kåñëa, unless one finishes with love for cats, dogs, country, nation, and society and instead concentrates his love on Kåñëa, there is no question of happiness. Rupa Gosvami has given a very nice example in this regard: there are many drugs that saturate one with ideas or hallucinations. But Rupa Gosvami that unless one tastes that final drug of love of Godhead, krsna-prema, he will have to be captivated by meditation, impersonal monism, and so many other distractions.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s